Kasım
19
Crysis - Halis Muhlis Türk Malı ve Türkçe Oyun 16 Kasım’da Satışa Sunuldu.
Filed Under EskiKAFA | 3 Comments
Hikaye aslında şöyle başlar.
Yerli kardeşler (Cevat Yerli, Avni Yerli, Faruk Yerli) 1999 yılında Almanya’nın Coburg şehrinde Crytek firmasını kurarlar. 2004 yılında da Far Cry adlı oyunu piyasaya sürerler. Bu arada 2004 yılına kadar boş durmamış ve ödülleri toplamaya başlamışlardır.
2007 senesine geldiğimizde yeni oyun fısıltıları çoktan etrafta dolanmaya başlamıştır bile. Crysis adı verilen oyunun en büyük özelliklerinden biri ise tamamen bir türkçe versiyona sahip olacağı üzerinedir. Ayrıca işin içinde EA Games de vardır, hem de dağıtıcı rolünde. En nihayetinde 16 Kasım 2007′de (4 gün önce) türkçe versiyonu raflarda yerini almıştır artık. Hal-ı hazırda 49 YTL‘ye satışı olan ilk partiler tükenmiş görünüyor. Burada ve şurada görüleceği üzere mağazaların stokları tükenmiş durumda. Yok ben bir günde teslim alayım derseniz o zaman amazon.com‘dan 42$ ödeyerek de alabilirsiniz.
Oyunla ilgili daha detaylı bilgilere geçmeden size oyun için gereken sistem gereksinimlerini vereyim hemen: Read more
Etiketler: asker, cryengine, cryengine2, crysis, crytek, ea, farcry, yerli
Kasım
10
Efendim İstanbul’a hoş geldim sefa geldim. Fırsat bu fırsat, hazır gelmişken etkinleşeyim dedim kendi kendime. Malum bizim oralar mahrumiyet bölgesi.
E bir de blog yazarları sadece İstanbul’da yaşamıyor değil mi ama?
- Evet.
- Ciddi misin?
- Evet yahu…
Otobüstü, tramvaydı, dolmuştu derken kendimizi okulun önünde bulduk sandık, lakin yanılmışız. Çık Allah çık bir meyil, bir yokuş sormayın gitsin. Bu okulda okuyanın ne kilo problemi olur ne de obezite kihkihkih…
Kapıda kimlik sormadılar, ziyaretçi kartı vermediler, hatta oditoryum nerede diye (bakalım soracak mı bakışları ile…) güvenliğe sordum inanın. Garip geldi kimliğimin sorulmayışı. Düşündüm bir süre iyi mi yoksa kötü bir şey mi diye. Karar veremedim vazgeçtim düşünmeyi bıraktım.
Girdim kapıdan, üst kata çıktım kafamdaki bir çok soru işareti ile birlikte.
- Neden Salı günü ya da neden ayın 6’sı idi konferansın tarihi? Tahmini yaklaştığınızda bir çok blog yazarının hafta içi çalışıyor olabileceği düşünülür ister istemez, değil mi ama? 06.11.07 Hmm özel bir anlamı da yok şöyle baktığınızda… Hayır ayın 7’si olsa biraz daha anlam uydurabileceğim. 07.11.07 kafiyeli olsun diye yaptılar herhalde falan diyeceğim lakin o da mümkün değil. Velhasıl gelen kadar bir o kadar da gelemeyen blogcu olmuştur sanırım. Read more
Etiketler: alemşah öztürk, arda kutsal, blog, blog konferansı 07, dmry, süleyman sönmez
Kasım
10
Atamızın aramızdan ayrıldığı tarih.
Ama hepsi o kadar.
Ne benliğimizden silebilirler,
ne de hayatımızdan, yaşantımızdan.
Çocukken dahi soksalar da aklımıza hainler,melunlar
İğrenç mısralarını, zehir dolu satırlarını
-Ata’m kalk da ben yatam, cebine fıstık katam…
Ezberletselerde şarkı türkü eşliğinde…
Boşadır çabaları, uğraşıları
Silemezler zihnimizden,hayatımızdan
O Mavi gözlü Çınarı…
Huzur içinde uyu atam.
Ruhun şad olsun…
Etiketler: 10 kasım, atatürk, Mustafa Kemal
Kasım
6
Bize Güzel Şeyler Anlat KuruKAFA
Filed Under KuruKAFA | 2 Comments
Henüz takma adımın KuruFasulyeKafa mı yoksa KuruKAFA mı olacağına karar veremediğim günlerdi. Biz dört taşkafanın henüz MSN üzerinden, okumakta olduğunuz yazıyı barındıran bu yüce kaynağın şeklini seçmeye çalıştığı zamanlar yani. İçeriğin ne olabileceği konusunda da endişelerim vardı aslında; muntazaman çelişkilere düşerim vesselam. Dört farklı yolda yoğrulmuş veya yoğrulmaya koyulmuş, dört farklı kişilik… Benim gibisi, sevgilisi ona dil çıkardı diye dertlenip dört satırda bunaltırken, üst tarafta bir diğeri, “ilişkide dil çıkarmanın faydaları” (!) başlığını atınca ne olacaktı? Pek çok konuda hep aykırı düşüncelerim olduğuna ikna olmaya başlamıştım o sıralar; her konuda muhalefeti oynamaya can atan bir ergen değilim tabii ama, kabul ettiklerim, karşı çıktıklarım yanında çok az kalır genellikle. Hassas bir konu sözkonusu olunca işler çığrından çıkar mıydı? Tek yapabileceğin, herkesin dikine gittiğini düşünürken, paralelinde sana eşlik edenler olabileceğini mi ummaktı?
HiçbiriEkim
28
29 EKim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun… Ne Mutlu Türküm Diyene…
Filed Under EskiKAFA | 3 Comments
84. defa kutluyoruz seni sevgili Cumhuriyet…
Daha nice 84 kez 84. kutlamalara inşallah… Fazla söze gerek yok.
Eğer hala öğrenenemiş, bilememiş, ezberleyememiş olanlarımız varsa İstiklal Marşımızı ve 10. Yıl marşını öğrenmelerine vesile olmak isterim.
- Hadi canım sen de…
diye içinden geçirenler olabilir mümkündür. Lakin askere gitmişseniz sanırım beni anlayacaksınız, ya da çevrenizde askere gitmiş olan biri varsa sorun lütfen. Hele hele doğuda askerlik yapanlar çok iyi bilirler.
Mamafih, konumuz şu an İstiklal Marşımızı ya da 10. Yıl Marşını bilmeyenlerin olup olmadığı değil, isteyenlere öğrenmelerinde yardımcı olabilmek… Read more
Etiketler: 10. yıl marşı, 29 ekim, atatürk, cumhuriyet, cumhuriyet bayramı, istiklal marşı, onuncu yıl marşı
Ekim
21
İçin yanıyor içim.
Bugün 12 ışık daha söndü.
İçim yanıyor içim…
12 ailenin daha yüreği dağlandı.
Ne oluyor yahu, ne oluyor?
Allah aşkına, ya da inandığınız şey ne ise onun adına yalvarıyorum.
Birileri artık bir şey yapsın…
Yıllardır çekilen acılar yetmedi mi?
Kaç yıldır şehit veriyoruz bi bakın şöyle bir geriye?
Bir de 13 kayıp asker var söylentisi dolanıyor.
Yani adı batası şerefsizler, askerimizi, abimizi, kardeşimizi esir mi aldı?
Eğer böyle bir durum varsa…
Eğer bu haber doğruysa…
Off düşünmek bile istemiyorum.
Allah yardımcınız olsun!
Allah yardımcımız olsun!
İki çift laf:
Bazı gazete müsveddeleri manşet atmış Genelkurmay adına.
“Misliyle Karşılık verdik…”
diye.
1. Genelkurmay’ın böyle bir sözü yok. Genelkurmay sizin o bayağı ağzınızla yanıt vermez.
2. Kendini bilmez, düşüncesiz, terbiyesiz o başlığı atan şahsiyet. Futbol maçımı bu? Rövanş mı alıyorsun spor karşılaşmasında? Yahu saygınız da mı kalmadı şehide, şehitlere?
3. Bir de o şehit haberlerini FLAŞ FLAŞ diye vermiyorlar mı? Deli oluyorum, deli…
Etiketler: asker, sınırötesi, ırak
Ekim
19
44. Altın Portakal Film Festivali Başladı… 44th Golden Orange Film Fest has begun…
Filed Under EskiKAFA | 2 Comments

Gecikme için özür dilerim canlar. 19.10.2007 itibarı ile bu sene 44.’sü düzenlenen Altın Portakal Film Festivali başladı, tabiki Antalya’da…
Ne yazık ki eleştiri oklarımı kullanmadan geçemeyeceğim.
İyisi ve kötüsü ile adını duyurmuş sayılı festivallerden birisi olan Altın portakal Film Festivalinin web sitesinden; altinportakal.org birşeyler anlayıp da buraya yazana kadar göbeğim çatladı. Zaten siteyi ziyaret ettiğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Gelelim bu seneki Jüri üyelerine:
Cem Yılmaz, Mahinur Ergun, Emrah Yücel, Hale Soygazi, Genco Erkal, Mehmet Açar, Nida Karabol, Zeki DemirkubuzDilerseniz jüri üyeleri hakkında ingilizce ve türkçe açıklamaya buradan ulaşabilirsiniz. Read more
Etiketler: altın portakal, antalya, golden orange
Ekim
17
Vurdumduymaz, saygısız, umarsız, bir toplum olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz…
Filed Under EskiKAFA | 7 Comments
Yazıma buradan ulaşabilirsiniz. http://www.turkmag.com/yasam/insanlar/Vurdumduymaz-saygisiz-umarsiz-bir-toplum-olma-yolunda-emin-adimlarla-ilerliyoruz
Etiketler: anane, örf, hoşgörü, saygı, sevgi
Ekim
12
Dün akşam kaçan bir balığın ne kadar büyük olabileceğini bir kez daha anladım. Klavye ve monitör ikilisini valide sultana devredip, aptal kutusu (tv) ile uzun süren ayrılığımızın onu daha fazla üzmesine dayanamayarak, kısa süreliğine bir ateşkes ilan etmeye karar verdim.
İyiki de vermişim… Üniversite hayatımı yeniden hayalimde canlandıran diziden sonra bir de baktım ki; bir film peydah oluverdi kanal D ekranlarında.
- Dur bir bakayım ne menem bir şeymiş… Read more
Etiketler: drama, film, ilk aşk, sinema
Ekim
7
Yazımıa http://www.turkmag.com/yasam/agiz-tadi/Recel-Anne-Recel-Anne-Bugun-Ne-Receli-Yaptin adresinden ulaşabilirsiniz.
Etiketler: reçel, reçel anneler, reçel nasıl yapılır
Ekim
5
Malumunuz, kendileri ilk servis sağlayıcılarımızdan.
İlki o muydu zaten?
Her neyse konumuz ilki, iyisi, kötüsü değil. Ekranlarımızda yeni dönmeye başlayan tarife anlatım (ya da anlatmaya çalışım…) tavuğu. Hmm, ne kadar da tanıdık değil mi? Sizin de gözünüz bir yerlerden ısırıyor mu acaba?
Hatta yakın tarihte zat-ı muhterem tavuğu hal-ı hazırda ekranlarda görmüş olmayasınız sakın?
Durun, durun… Bir tane de değildi kendilerinden. Değişik kostümler içerisinde birden fazlaydılar sanırım.
Yahu dilimin de ucunda… Vallahi de, billahi de, tallahi de…
Hani kanallar bas bas bağırırlar, film boyunca da sağ üst kenarda, üstüne üstlük sizi aptal yerine koyan bir de yazı eklerler.
“TV’de ilk kez!” ve ya “TV’de ilk defa!” diye. Read more
Etiketler: turkcell pilici, turkcell tavuk kampanyası, turkcell tavuk reklamı, turkcell tavuğu, turkcell yumurta, turkcell yumurta kampanyası, turkcell yumurta tarifesi
Ekim
2
Paypal Türkiye’ye ödeme yapıyor!
Filed Under EskiKAFA | 4 Comments

Türkiye’ye gelmiş; hoş gelmiş değil mi canlar?
Bir çoğumuza, e-ticaret erbabına, takipçilerine ve bilimum internet alışverişi yapan ve yapacak olanlara, selam olsun.
Efendim, net aleminde günlük rutin gezintilerimi yaparken rastladım ilgili habere. Şurada konu kısmen harcanmış gibi geldi, ya da arkadaş camiadan değil diye yazısı kenara bir yere atıldı sanırım. Herneyse…
Hemen ilgili bağlantıya tıklayarak burada buluveriyorum kendimi. Sağolsun arkadaş değinmiş konuya. Ama kaynak vs göremediğim, alıntının kaynağına ulaşamadığım için, Google’a sordum. O da bana konuyu gerçekten canlı canlı işleyen r10‘a yönlendirdi. Şöyle baştan aşağı gözden geçirdim konuyu. Read more
Etiketler: google, google checkout, online ödeme, para, paypal, paypal türkiyede
Ekim
1
Tost oldum tost, ağzını kırdımının…
Filed Under EskiKAFA | Leave a Comment
Daha evli değilim henüz. Böyle bir müessese erbabından olacağım ise meçhul. Neden mi? Yaş oldu KIRK mirim.
Kırk Katır mı, Kırk Satır mı?
Bilmiyorum.
Fazla söze ne hacet? Ama kırk olup da kırklanmadık henüz, ağırdan gel… Kilo almışım yakışmış diyorlar, hayran kitlesi sahibi kişiyim vesselam.Lakin, hödük olmanın önüne geçemiyor, kemale erişmiş sayılan yaş hududu.
Neden mi? Sevgilimle, anamı aynı kefeye koydum da ondan. Aynı arabaya, aynı konsere, aynı sinemaya; artık nereye isterseniz…
Bakınız üstad, site isminin altında uyarıcı, merak uyandırıcı lakin arkası gelmemiş kelimeler silsilesine:
Gittik, gezdik, gördük, eğlendik, inceledik, yaşadık valla süperdi ve sizler için yazıyoruz…
Hadi be ordan! Ağzı, burnu, sesi büzüşesiciler… Haydi ordan, karavanacılar sizi… Read more
Etiketler: anne, kız arkadaş, tost
Temmuz
24
Eksantrik bir şirket adı bulmalıyız.
Filed Under AyyasKAFA | 6 Comments
TurkMag.com sitemiz çok yakında yenileniyormuş, 1 ay ne kadar yakın bir zaman tartışılır elbet. Ama tartışmayı bırakın, isim lazım isim. Şöle eksantirik birşey olsun. Mesela geçen gün gazete de okudum reklam ajansı adını “Öküz PR” koymuş. Vay hayvan vay diyesi geliyor adamın aklına… Lan düşünsenize bu bile reklam oluyor a.q. Vay öküzler vay diyorum.
Kaka bir yana harbi anlamla taş bebek gibi bir şirket ismi lazım. Milletin “bu ne a.q.” “nerden buldunuz?” desinler istiyorum. Şaşı bak şaşır, inek, manda, köpek, it, vayhayvanvay, yuhaa (yahoo gibi), böyle saymakla bitmez. Sizde aklınıza gelen ilk sıradışı sallamasyon bir isim türetin. Bulduğunuz ismin com,net ve org’u alınmış olmasın a.q. bi boka yaramaz sonra
Acep 4 KAFADAR gider mi? Tartışalım a.q. Ne dersiniz?
Etiketler: eksantirik, şirket
Haziran
10
Az Kaldı, Geri Dönüyorum
Filed Under KuruKAFA | 7 Comments
Uzun uzun anlatmaya vaktim yok ama yaklaşık altı aydır uzak kaldığım sanal aleme geri dönüş yapıyorum. Yazın sıcağında yapacak bir şey bulamadığımdan değil; yapacak şeyleri aramak bir yana, sonunda o yoğunluktan kurtuluyor olmanın getirdiği sevinçle yazıyorum şu an. Mesele sadece okul değildi. Saçma sapan bir duygusal çöküntü (Bundan sonra, “seni çökerteni sen uçurumdan at” politikasını izleyeceğim; müthiş bir şey) ve dengesiz insanlar yüzünden içine girilen bunalımlar; babamın dırdırından kurtulmak adına, bazen iki sınav arasında bile olsa gidilen iş yerinde katlandığım eziyet; rotaract’ın yükümlülükleri ve yan komşunun havlayan köpeği (En büyük mesele de köpekti galiba… Yoksa Selin miydi? Köpekti! Evet; evet… Köpekti) derken bir şey yapamaz oldum. On üç Haziran’daki “Ekonometri’ye Giriş II” sınavımdan sonra, her şey çok güzel olacak.
Köpek? Öldü geçen hafta. Ne sevindim, ne de üzüldüm.
Etiketler: dönüş
Şubat
22
Hoşçakal DreamHost
Filed Under AyyasKAFA | 3 Comments
Yakında sitemiz daha hızlı çalışacak.
Turkmag.com için Türkiye topraklarında bir makina kiraladık.
4Kafadarı da o makinaya taşıyacak gocakafamız.
Hoşçakal DreamHost
Etiketler: dreamhost
Şubat
22
Ferrari kullanmama 5 sene kaldı!
Filed Under KuruKAFA | 6 Comments
KuruKAFA olarak, Ferrari kırmızısını gördüğüm anda kalbimin kendini hırpalarcasına hızlı atmasına neden olan tutkumun peşinde yaptığım araştırma sonucu, şöyle bir tur buldum. Fiyatı (bir günlük tur için asgari 2600€’ya ek olarak benzin ve lüks lokantalarda yemek paraları) ve yaş sınırı (26) dışında her şey mükemmel; onları da tutturmak için de en az beş seneye ihtiyacım var ne yazık ki. O zamana kadar fotoğraflarına bakmaya devam edeceğiz artık. =)
Etiketler: ferrari
Şubat
21
Bırakın; kendimle dalga geçmek istiyorum!
Filed Under KuruKAFA | 3 Comments
İnternette ingilizce olarak zamanında bir yerden kopyaladığım bir yazıyı, hayal gücümle harmanlayarak Türkçe’ye çevirdim:
Bir kadının yakın arkadaşı olan bir erkek varsa, kuvvetle muhtemel, o kadından hoşlanıyordur. Erkeklerin ilgi gördüklerinde, ilişki uzmanı duygusuz bir komando olmadıkları sürece, her zaman karşılık vermelerinden kaynaklanır bu. Onları yakın arkadaş olarak gören kadınların etrafında fazla gezinmelerinin de sebebi budur aslında. Erkekler kadınları arkadaş olarak göremez çünkü. Gel gör ki, erkek kendisini arkadaş olarak gören kadına içini dökmeye kalkarsa, o kadın kaçar ve eğer erkek fırsat bulup da anlatırsa hissettiklerini, hep aynı cevabı alır: “Sen mükkemmel birisin ama ben seni arkadaş olarak görüyorum”. Bu, erkeğin bir iş görüşmesine gidip, muhteşem bir cv verip, “İş için tam aradığımız adamsın; bütün istediğimiz özellikler sende var ama seni işe almayacağız” cevabını alması gibidir. Üstelik, CV’niz diğer adayları kıyaslamakta kullanılacak kadar da iyidir ve en sonunda sizden çok daha yeteneksiz biri işe alınır; hatta muhtemelen ya alkoliktir ya da benzer bir büyük sorunu vardır. Doğal olarak işe alınan eleman, işin altından kalkamaz ve yeni elemanı seçmek için size başvurulur ama siz yine de işe alınmazsınız. Nedenini sorduğunuzda, patron sizi bir köşeye çekip, “seni hep bir aday olarak gördüm; işveren-çalışan olarak bu ilişki yürümez” der. Kısacası, sizin işe alınmanız söz konusu bile değildir ama işe alınan kişiyle bir sorun yaşandığında günlük işleri yürütmek ve onu şikayet etmek için zaman zaman iş yerine çağrılırsınız. Bu kötü tecrübeyi unutmak için çok çaba harcasanız da, başka bir şehre taşınana dek, zaman zaman rahatsız edilirsiniz.
Etiketler: ben, erkek, ilişki, kadın
Şubat
7
Canım yurdum senden özür diliyorum…
Filed Under EskiKAFA | 6 Comments
Evet lütfen başlıkta geçen bu özrümü kabul et sevgili yurdum. Yoo hayır ne siyaset, ne bürokrasi ne de şaşırdığımız “Ata” yolu üzerine bu özrüm.
Sen ki yüzyıllar boyunca bir çok medeniyete beşiklik etmiş, onlara yurt, toprak, barınak olmuşsun. Senin değereni bilemeyenler silinip gitmiş, değerini görenler ise seni elde etmek, yurt yapmak için elinden geleni yapmış. Tüm bunların, anıları, hatıraları sen de gizli. Zaman zaman yapılan çalışmalar, kazılar, doğal olaylarla bu izler gün yüzüne çıkmış. Geçmişi izlemek adına, feyz almak adına, toplanmış, temizlenmiş, sergilenmiş.
Bununla birlikte, o kadar çok medeniyete ev sahipliği yapmışsın ki; hangisini koruyacağımızı, kayıt altına alacağımızı bilememişiz. (Gerçekten bu kadar zor mu acaba?) Akabinde tarihi zenginliğimiz, kimi sosyetikler, kimi araştırmacılar, kimi hainler tarafından talan edilmiş; yurtdışına kaçırılmış, ona buna 3 kuruşa peşkeş çekilmiş. Ama boş durmamışız, mücadele etmişiz ( ya da ettiğimizi sanmışız…), koruma altına, kayıt altına almaya çalışmışız. Müzelere, koruma alanlarına kaldırmışız, başlarına da insanlar atamış, kendilerine müdür, yönetici sıfatı yakıştırmışız.
Ama bu şahsiyetsizler ne yapmış?
Doymamış gözü, bu kendini bilmez aç yönetici müsvettelerinin… Read more
Etiketler: tarih, tarihi zenginlik, yurt
Ocak
27
Yazıma http://www.turkmag.com/yasam/diger/Hayat-Tecrube-Ozumseme-Ucgeninde-Cizim-Teknikleri
adresinden ulaşabilirsiniz.
Etiketler: deneyim, hayat
Ocak
27
GocaKafa neden bu kadar ballı?
Filed Under KuruKAFA | 8 Comments
GocaKafa’yı yaşadığı ortamda da inceleme fırsatım oldu. Yavaş yavaş dünyanın en büyük öğrenci yurduna dönüşmekte olan yaşadığı şehri gezmek yerine GocaKafa’yı ilk defa oynadığını ısrarla iddia ettiği bowling’de yenmeye çalışarak geçti zaman. Bir de bu memleketin denizi falan da yok ya, nemsiz havadan dolayı oyunun hakkını veremedim; deplasmandaydık yani (bahaneye bak). İstanbul’a bir gelsin; onu profilo’ya kapatıp, 50 sayı fark atmadan dışarı salmayacağım. Diyeceksiniz ki; “beş gün yoktun ortalıkta, bu mudur yani”. Bu kadar değil elbette, battı çıktıları ve tozuyla meşhur kentin, etli ekmeklerinin de bizim lahmacun sektörüne darbe indirecek kadar güzel olduğunu belirtmem gerek. Sürekli yemek yiyip, bowling oynadım anlayacağınız. Beş günde üç kilo alınır mı be?! Alınıyormuş efendim…
Etiketler: 4kafa, 4kafadar, dörtkafadar
Ocak
14
Kararsız kafalılar
Filed Under AyyasKAFA | 2 Comments
Evet! Kararsız kafalılar.
4 ay gibi uzun bir zamandır türk mag projesi üzerinde çalışıyoruz. Kodu bitti gibi ama ya tasarım? Evet günnük tasarım bizi çok uğraştırdı. GocaKAFA şöyle böyle olsun diyor, ben olmaz şöyle böyle olsun diyorum. Kodcu arkadaşımız MuratMoon aylardır ya sabır çekiyor. En sonunda bir tane de karar kıldık. Çok mu güzel? Hayır çok güzel değil! Ama şirin be, sade oldu galiba. Capuccino gibi leziz oluyor. Off bitsin artık bu site…
Etiketler: 4kafadar, dörtkafadar, kafa
Ocak
9
Zeki Müren de bizi okuyacak mı?
Filed Under KuruKAFA | 3 Comments
GocaKAFA’nın müjdeyi vermesiyle beraber doğrudan karıştırmaya başladığım wordpress blog’umuzdaki ilk yazım bu. Lüzumlu, lüzumsuz, içten ve hatta yapmacık; içimizde ne kaldıysa dökeceğiz buraya. Eh, daha önceden benzer tecrübelerim olmadı değil ama işin içine çok kullanıcı girince, işler biraz değişiyor. Ona buna laf atarken bireyselliği biraz daha geri planda bırakmak gerekecek. Bunun ne gibi sonuçlar doğuracağını zamanla öğreneceğiz; şimdilik, sizi masmavi temamızla başbaşa bırakmaktan başka bir seçeneğimiz yok. İçerik olarak genişleyince, tekrar bekleriz efendim.
Etiketler: başlangıç, ilk adım, zeki müren
Ocak
8
Haydi Bismillah!
Filed Under GocaKAFA | 5 Comments
Evet arkadaşlar, sevgili dostlar. Sonunda güzel bir tema bulup siteyi yayına verebilme zahmetini gösterdik. Umarız ki sizleri fazla bekletmedik.
Beklediğinize değecek. En güzel serüvenlerimizle burada olacağız…
Etiketler: bismillah, de hey, vira
— keep looking »